Önce Diyarbakır/Sur, ardından Dağlıca saldırısı.
“Yüreğimize ateş düştü!” demek yetmiyor.
Artık kınamanın da, lanetlemenin de anlamı yok.
BASK olarak, kamu görevlilerinin can güvenliklerinin sağlanmasını ister ve beklerken, güvenlik görevlilerinin saldırıların hedefi haline gelmesi ürkütücü ve korkutucudur.
“Acaba bugün kaç asker-polis şehit oldu, kaçı yaralandı?” haberi almamak için uykudan uyanmak istememek; haberleri ürkek, endişeli ve kaçamak bakışlarla izlemek de ürkütücü ve korkutucudur.
Unutmayalım, “kötü haber almayalım” diye uyanmak istemediğimiz saatlerde, “biz rahat uyuyalım” diye nöbette ve görevde olanlar saldırıların hedefi oluyor.
Hepimizin başı sağolsun.
Şehit yakınlarına baş sağlığı, sabır ve metanet; yaralılara acil şifalar diliyoruz.
YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE!
Bir kere daha hatırlatmak ve hafızalara kazımak istiyoruz ki;
31 Mart 2015 tarihinde İstanbul’da meydana gelen ve savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi olayının ardından belirttiğimiz gibi; olaylar güvenlik zaafı olmaktan çıkmış, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkesi tehdit eden istihbarat zaafı haline dönüşmüştür.
Petrol yağması ve Ortadoğu haritasının yeniden şekillendirilmesi uğruna, asırlardır milyonlarca insanın felaketini çıkarlarına kurban eden emperyalist mihraklar, her gün yeni piyonlarını sahaya sürmekten çekinmemektedir.
Bir yandan vatan toprakları parçalanmak, öbür yandan sınırlarımızın dışında cereyan eden savaş Türkiye’nin içine taşınmaya çalışılmaktadır.
Sınırları kevgire dönmüş, caddelerinde sokaklarında, dağında bayırında, bahçesinde bağında eşkıyanın kol gezdiği bir ülke görünümü Türkiye’nin utancıdır. Devletin görevi bu tezgahı görmek ve oynanan oyunu bozmak ve boşa çıkarmaktır.
Devlet eşkıyayı tepelemek, suçluları bulmak zorundadır. Bayırında dağında, şehrinde köyünde, sokağında, köşesinde can ve mal güvenliğini sağlamak zorundadır.
Devlet; devlete de, güvenlik görevlilerine de kalkan elleri kırmak zorundadır.
Ve Devlet; hangi cehenneme girmiş olursa olsun eşkıyayı bulmak, adalete teslim etmek ve masum insanları korumak zorundadır.
Devlet, devletliğini göstermek zorundadır.
Artık Devleti temsil edenlerden beylik sözler, içi boş demeçler değil icraat bekliyoruz.
Ve asırların tecrübesi ile haykırıyoruz: “Ya Devlet başa, ya kuzgun leşe!”
BASK GENEL MERKEZİ
Görüşünüzü yazın
Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.