İçeriğe geç
Siyaseten bağımsız sendikacılık · Kuruluş 2002
BASK Konfederasyonu BASK Bağımsız Kamu Görevlileri
Sendikaları Konfederasyonu
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
“Ne mutlu Türküm diyene!” Gazi Mustafa Kemal Atatürk
BASK Konfederasyonu logosu
Konfederasyondan Haberler

BASK Sendikaları Uyarıyor: ya Masayı Terkedip Alanlara Çıkın, ya Kendinizi Masaya Zincirleyin, Sorunu Çözün!

Konfederasyondan Haberler 14 Ağustos 2015 · 00:00 2.471 görüntülenme
BASK Sendikaları Uyarıyor: ya Masayı Terkedip Alanlara Çıkın, ya Kendinizi Masaya Zincirleyin, Sorunu Çözün!

BASK SENDİKALARI UYARIYOR:

YA MASAYI TERKEDİP ALANLARA ÇIKIN, YA KENDİNİZİ MASAYA ZİNCİRLEYİN, SORUNU ÇÖZÜN!


BASK Genel Başkanı Bayram Zengin bir basın açıklaması yaparak; hükümetin  % 4 + 4 teklifinin kabul edilemez olduğunu belirterek, pazarlık süreci tıkanmışsa tek yolun masayı derhal terk etmek ve tüm çalışanların katılımıyla ortak eylemler icra etmek üzere alanlara çıkmak olduğunu ifade etti.

Toplu sözleşme masasına oturan üç konfederasyon ve Hükümetin günlerdir aralarında top gezdirerek memurları oyaladıklarını belirten  Bayram ZENGİN, basın açıklamasında şunları belirtti:

 

“Hükümetin teklifinin 2016 yılı için yüzde 4 + 4, 2017 için % 3+3 olarak açıklanması kabul edilemez.

22 günlük toplu pazarlık sürecinin 14 günü heba edilirken bu 14 günde memurların genelini ilgilendiren konularda ve Sayın Başbakan dahil kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde neler konuşulduğu kamuoyuna açıklanmalıdır.

Günlerdir görüşmelerde yasanın öngördüğü kapsam dışına çıkılmaması için masaya oturan sendikalara uyarılarda bulunduk.

Kapsam dışına çıkılmasının; memur taleplerinin masada bırakılacağı ve memurların peşkeş çekileceğine işaret ettiğini,  son örneğinin bir önceki toplu sözleşme görüşmeleri olduğunu anlattık.

Sesimizi ve uyarılarımızı Mısır’daki sağır sultana duyurduk, ancak yetkili sendikalara duyuramadık.

Yetkili sendikalar ve iktidarlar 13 yıldır milyonlarca memurun gözünün içine baka baka aynı filmi tekrar tekrar izletiyor, aynı oyunu oynatıyor.

Amerikan güçleri Bağdat’a girerken Saddam’ın Enformasyon Bakanı Muhammed Sait el Sahaf lüks bir otelin terasından basına “Düşmanı bir sürpriz bekliyor” demiş ve ertesi gün ortadan kaybolmuştu. Masaya oturan sendikacılar Saddam’ın Enformasyon Bakanını hatırlatmaktadır.

  • Ellerindeki yüzlerce paragraflık destan gibi taleplerini çöpe mi attılar?
  • Talepleri bir anda vazgeçilecek kadar sıradan mıydı, yoksa taleplerini kabul ettirebilecek cesaret ve yetenek yoksunu muydular?
  • Kayıplar telafi mi edildi, yoksa umurlarında mı değildi?
  • İyileştirmeden vaz mı geçildi, yoksa masaya oturanların çıkarları mı çoktan iyileştirildi?
  • Refah payına gerek mi kalmadı, yoksa refah içinde yüzenler çalışanların mağduriyetini mi umursamadı?
  • Açlık ve yoksulluk sınırları birer hikaye miydi?


Memurların içine düştüğü acıklı ve hazin durumun sorumlusu siyasi  ve yandaş sendikacılıktır.

Artık; örgütlü gücün siyasi partilere peşkeş çekilmesinin bedelini herkesin ödemek zorunda kaldığının, yeterince sıkıntı çekildiğinin anlaşılma zamanı gelmiş olmalıdır.

YA MASAYI TERKEDİN, YA MASAYA KENDİNİZİ ZİNCİRLEYİN!


Masaya oturan sendikaların önünde iki yol var:

Birinci yol; ya masayı terk ederek ortak eylem kararı alacaklar ve talepleri kabul edilinceye kadar alanlardan ayrılmayacaklar, ya da seçime gidecek hükümete taleplerini kabul ettirecekler.

Seçime gidecek hükümete taleplerini kabul ettiremeyecek kadar cesaretsiz ve basiretsiz olan yandaş ve sarı sendika temsilcileri toplu pazarlık masasına oturmamalı, oturtulmamalıdır.

7 Haziran seçimlerine 5 gün kala Türk-İş kamu işçileri adına toplu sözleşmeleri “iyileştirme + yüzde 11,3’lük artış+ 500 liralık Denge Ödeneği” aynı hükümet ve aynı bakan ile nasıl bağıtladıysa, erken genel seçim öncesinde kamu işçileri örnek alınarak 3 milyon memur ve 2 milyon memur emeklisi için de aynı yöntem izlenmelidir.

İkinci yol; eğer toplu sözleşme görüşmelerine devam edilecekse, toplu sözleşme için kalan sürenin ayrıntılı pazarlığa uygun olmadığı dikkate alınarak, tek bir kalemin değiştirilmesiyle yani en yüksek devlet memuru aylığının asgari ücrete yükseltilmesiyle sorunun çözülmesidir.

Devletin resmi kayıtlarında en yüksek devlet memuru aylığı brüt 789 lira 30 kuruştur.

Ve yine devletin resmi kayıtlarında asgari ücret brüt 1.273 lira 50 kuruştur.

En yüksek devlet memuru Başbakanlık Müsteşarıdır. Ve Başbakanlık Müsteşarının brüt aylığı, brüt asgari ücretin yarısından biraz fazladır. Resmi kayıtlarda Başbakanlık Müsteşarının aylığının asgari ücretin bile altında gösterilmesi, Devlet ciddiyetiyle, Devlet onuruyla bağdaşmamaktadır. En yüksek devlet memurunun ayaklar altında ezilmesine izin verilmemelidir.

Bu nedenle, en yüksek devlet memuru aylığının asgari ücrete yükseltilmesi halinde tüm memurların talepleri önemli ölçüde karşılanmış olacaktır.


 


 

 

 

En yüksek

memur aylığına göre hesaplanmış (789,30 lira)mevcut durum (Aile ve çocuk yardımı ile asgari geçim indirimi (hariç)

En yüksek

memur aylığının asgari ücret düzeyine yükseltilmesine göre  (.1273,50 lira) hesaplanmış durum

HİZMETLİ 12/1

1.902,30

2.410,50

MEMUR 13/1

1.893,30

2.498,30

MEMUR 9/1

2.043,30

2.648,30

HEMŞİRE LİSE 4/1

2.315,30

3.017,10

ÖĞRETMEN 7/1

2.280,30

2.788,50

ÖĞRETMEN 1/4

2.575,30

3.228,70

UZMAN DOKTOR 1/4

4.106,30

5.534,10

DOKTOR 7/1

3.459,30

4.354,70

MÜHENDİS BÜRO 1/4

3.683,30

5.038,50

VAİZ 1/4

2.763,30

3.421,54


 


Bu durumda; aile ve çocuk yardımı ile asgari geçim indiriminden arındırılmış aylıklar, hizmetli (12/1) için 1.902 liradan 2.410 liraya, memur (9/1) için 2.043 liradan 2648 liraya, öğretmen (7/1) için 2.280 liradan 2.788 liraya çıkmış olacaktır.

Böylece hem sendikaların, hem de memur ve memur emeklilerinin talep ve beklentileri karşılanmış olacaktır.

Eğer toplu sözleşme görüşmelerine devam edilecekse bundan başka yol yoktur.

Hükümetin kabul edip etmemesi değil, hükümete kabul ettirilmesi önemlidir.

Basın önünde Saddam’ın Enformasyon Bakanı gibi aslan kesilenler, ömürlerinde bir kerecik olsun cesaret göstererek toplu pazarlık masasına kendilerini zincirlesinler.

Sendikalar ve  yüzbinlerce üyeleri turşu kurmak için değil, gerektiğinde hakkını ve hukukunu aramak ve korumak içindir. Söz bittiyse, alanlar konuşmalıdır.

Hükümetin, yeni bir seçim öncesinde  3 milyon memurun taleplerine karşı direnmesi asla mümkün değildir. Sorun Hükümette değil, aramızda bizden gözüküp hükümet adına hareket eden balta saplarındadır.

BASK olarak yukarıdaki çerçevede gerçekleştirilecek her türlü eyleme açıkça destek vereceğimizi ilan ediyoruz.

Aksi takdirde eylem kaçaklarını, pazarlık masası madrabazlarını sonuna kadar takip ederek maskelerini indireceğimizi de açıkça ilan ediyoruz.


         BASK BASIN BÜROSU

Yorum

Görüşünüzü yazın

Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.

Paylaştığınız bilgiler yalnızca yorumun değerlendirilmesi için kullanılır.

E-Bülten

Gündemi ilk siz öğrenin

Konfederasyonumuzun ve bağlı sendikalarımızın açıklamalarını, toplu sözleşme sürecine dair gelişmeleri e-posta kutunuza gönderelim.