BAŞBAKANIN, MEMURLARIN SÖZLEŞMELİ OLMASI GÖRÜŞÜ KABUL EDİLEMEZ.
MEMUR, DEVLETİN OLDUĞU YERDE VARDIR.
DEVLET YOKSA MEMUR DA YOKTUR.
Başbakan Sn. Binali Yıldırım, 4 TV kanalının İzmir’de 27 Nisan 2018 günü yaptığı ortak canlı yayınındaki söyleşisinde “Ben kamudaki tüm çalışanların sözleşmeli olmasından yanayım” ifadesini kullanması memurlar arasında şaşkınlık yaratmıştır.
Aynı söyleşide ifade ettiği “bedelli askerlik” yaklaşımının AK Parti sözcüsü Sn. Mahir Ünal tarafından kamuoyuna, “Ak Partinin gündeminde böyle bir düzenleme yok, kendisinin kişisel görüşüdür” açıklaması gibi, “memurların sözleşmeli olması” da Sn Başbakanın kişisel görüşü olup olmadığını bilmiyoruz.
Görev süresinin tamamlanmasına sayılı günler kala “dil sürçmesi” olmadığı anlaşılan bu görüş, kişisel olmanın ötesinde “içte kalan bir ukde” olup olmadığı da meçhulümüzdür. Başbakanlık kişisel görüşlerin açıklandığı bir makam değildir.
Memurlar, zaman zaman basında çıkan asılsız haberlere alışkındır.
Ancak ilk kez bir başbakan tarafından memurların sözleşmeli olması hususu gündeme getirilmiştir.
Gerekçe olarak verimlilik ve performansa atıf yapılması, 16 yıllık iktidar süresince başarılan işlerin, sonuçlandırılan projelerin kimlerle ve nasıl başarıldığı sorusunu akla getirmektedir.
Anlaşılan odur ki, seçimlerden sonra memurları zor günler beklemektedir.
Anayasanın “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin birinci fıkrası açıktır:
“MADDE 128- Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.”
Halen yürürlükte olan Anayasanın ilgili madde ve fıkrası değişmedikçe, sarfedilen sözlerin, eskilerin tabiriyle “kıymeti harbiyesi yoktur.”
Seçim sürecine girerken 3 milyon memuru rahatsız etmeye, onları incitmeye, onların yüreğine korku salmaya, sonra da onları sıtmaya razı etmeye kalkmaya kimsenin hakkı yoktur.
BASK olarak bu tür sözlerle memurlar üzerinden tartışma yaratmaya izin vermeyiz.
Hedef “memur güvencesi”dir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devleti olduğu sürece “memur güvencesi” varlığını koruyacaktır.
Çünkü Memur, Devletin olduğu yerde vardır. Devlet yoksa memur da yoktur.
BASK GENEL MERKEZİ
Görüşünüzü yazın
Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.