İçeriğe geç
Siyaseten bağımsız sendikacılık · Kuruluş 2002
BASK Konfederasyonu BASK Bağımsız Kamu Görevlileri
Sendikaları Konfederasyonu
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
“Ne mutlu Türküm diyene!” Gazi Mustafa Kemal Atatürk
BASK Konfederasyonu logosu
Konfederasyondan Haberler

Anayasa Mahkemesi ‘nin Memur Emekliliğinde 30 Yıl Sınırı İle İlgili Kararı

Konfederasyondan Haberler 7 Ocak 2015 · 00:00 3.131 görüntülenme
Anayasa Mahkemesi ‘nin Memur Emekliliğinde 30 Yıl Sınırı İle İlgili Kararı

ANAYASA  MAHKEMESİ ‘NİN MEMUR EMEKLİLİĞİNDE  30 YIL SINIRI İLE İLGİLİ KARARI

Esas Sayısı : 2013/111 Karar Sayısı: 2014/195 Karar Günü : 25.12.2014

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 10. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 17.1.2012 günlü, 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler...dikkate alınmaz" ibarelerinin Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.

I-  OLAY

Kamu görevinden emekli olan ancak 36 yıl kamu hizmeti yapmasına rağmen 30 fiili hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödenen ve kalan 6 yıl için yaptığı talep itiraz konusu ibareler uyarınca reddedilen davacının işlemin iptali istemiyle açtığı davada, itiraza konu ibarelerin Anayasa"ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

II-  İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

'"Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü, Maden Sahaları Daire Başkanlığı 'nda tekniker olarak görev yapmakta iken isteği üzerine emekliye ayrılan ve 5434 sayılı Kanuna tabi 36 yıllık hizmetinin 30 yıla kadarki kısmı için emekli ikramiyesi ödenen davacı tarafından, 36 yıllık hizmetinin kalan 6 yıllık kısmı için de tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yapmış olduğu 10.10.2012 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 31.12,2012 tarih ve 026 sayılı işlemin iptali istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 'na karşı açılan davada, davacının Anayasaya aykırılık iddiasında bulunması üzerine, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "... verilecek emeklilik ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler .. dikkate alınmaz." hükmündeki ibarenin Anayasaya aykırı olduğuna ilişkin iddia ciddi görülerek, işin gereği düşünüldü:

Anayasamızın 2 maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu, "Kanun Önünde Eşitlik" başlıklı 10. maddesinde ise; Herkesin, dil, ırk. renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, Devlet organlarının ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda bulundukları kurala bağlanmıştır.

 

Anayasa nın 2 maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun insan haklarına saygılı bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzem kurup bunu geliştirerek sürdüren Anayasa ya aykırı durum tutumlardan kaçman Anayasa ve hukukun ustun kurallarıyla kendim bağlı sayan yargı denetimine açık olan devlettir

Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi kararlarında vurgulandığı üzere eşitlik ilkesinin amacı hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak e kişilere kanun karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir Bu ilkeyle aynı durumda bulunan kimi kışı e topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır Bu ilke ile evlemlı değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir Kanun onunde eşitlik herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez Durum ve konumlarındakı özellikler kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir Aynı hukuksal durumlar aynı ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa nın öngördüğü eşitlik ilkesi zedelenmiş olmaz

Dosyanın incelenmesinden davacının Türkiye Komur işletmeleri Orta Anadolu işletmesinde 04 01 1979 tarihinde göreve başladığı son olarak Elektrik Üretim A Ş Genel Müdürlüğü Maden Sahaları Daire Başkanlığı nda tekniker olarak görev yapmakta iken 20 07 2012 tarihinde kendi isteği üzerine emekliye ayrıldığı davacının 33 yıl 3 ay 14 gun fi ılı hizmeti 2 yıl 5 ay 15 gun ful ı hizmet zammı 3 ay 1 gun de borçlanma olmak üzere toplamda 36 yıl T C Emekli Sandığına tabı hizmetinin bulunduğu davacıya 36 yıllık hizmetinin sadece 30 yıllık kısmı üzerinden 52 039 22 TL emekli ikramiyesi ödemesi yapıldığı 36yıllık hizmetinin kalan 6yıllık kısmı ıçm de tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yapmış olduğu 10 10 2012 tarihli başvurusunun reddi üzerine bakılmakta olan daanın anıldığı anlaşılmaktadır

l yuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu nun 89 maddesinin 4 fıkrasında kamu görevlilerinin emeklilik ikramiyelerinin hesabında azamı 30 hizmet yılının dikkate alınacağı bu sureyi aşan hizmetin ikramiye miktarının hesabında dikkate alınmayacağı hükme bağlanmıştır

işçiler bakımından kıdem tazminatım düzenleyen 1475 sayılı Kanun un 14 maddesinde ise işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aklının devamı suresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 gunluk ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceği kurala bağlanmıştır Ancak anılan maddede işçiler için ödenecek kıdem tazminatının hesaplanmasında sure bakımından herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır Örneğin iş sözleşmesi uyarınca 35 vıl boyunca hizmet gor muş bir işçiye çalışmış olduğu her yıl için 30 gunluk ücreti tutaı mda kıdem tazminatı ödenecektir

Kıdem tazminatının hesaplanmasında herhangi bir sure sınırlamasının bulunmamasına karşılık 5434 sayılı Kanuna tabı görev yapmış kişilerin emekli ikramiyesinin hesaplanmasında 30 yıllık sure sınırlamasına gidilmiş olması ise Anayasa nın 2 ve 10 maddeler inde yer alan hukuk devleti ile eşitlik ilkesine aykırılık arz etmektedir

Nitekim 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabı Olarak Geçen Hızmetleım Bııleştırılmesı Hakkında Kanun un 12 maddesinin l fıkrasında Son defa T C Emekli Sandığı na tabı görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanun un 8 maddesi uyarınca birleştirilen hizmet sureleri üzerinden aylık bağlananlara TC Emekli Sandığı na tabı daire kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen suıelenmn toplamı uzeıinden 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanun u hükümlerine gore emekli ikramiyesi ödenir hukmu yer almakta iken anılan Kanun un 12 maddesinin 1 fıkrasında yer alan Son defa T C Emekli Sandığı na tabı görevlerden emekliye ayrılan ve ibaresi inayasa Mahkemesinin 05 2 2009 gun ve E 2005/40 K 2009/17 sayılı kararıyla farklı sosyal güvenlik kurumlarındaki hizmet sureleri birleştirilerek emekli olanlara aylık bağlandığı halde son defa bağlı olunan sosyal güvenlik kurumuna gore aynım yapılarak Emekli Sandığı na tabı görevlerden emekliye ayrılmayanlara 5434 sayılı Kanun a tabı çalışma sureleri için emekli ikramiyesi odenmemesının Anayasa nın 10 maddesindeki eşitlik ilkesi ile 2 maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir

Açıklanan nedenlerle Mahkememizce bakılmakta olan davada uygulanması gereken 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu nun 89 maddesinin 4 fıkrasında yer alan verilecek emeklilik ikramiyesinin hesabında 30 fıılı hizmet yılından fazla sureler dikkate alınmaz ibaresinin Anayasa nın 2 e 10 maddelerine aykırı olduğu kanaatine ulaşıldığından Anayasa nın 152 ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu e Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 40 maddeleri uyarınca soz konusu ibatenin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına 19/07/2013 taı ıhinde karar ı er ildi

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

Kanun un, 6270 sayılı Kanun'un 1 maddesiyle değiştirilen ve itiraz konusu ibareleri de içeren 89 maddesi şöyledir

'Madde 89- (Değişik 17/1/2012-6270/1 md)

Hizmet surelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 uncu maddesi kapsamında geçenler den emekli adı malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil turn iştirakçilere her tam fıılı hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 uncu maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Gu enlik Kurumlarına Tabı Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet sureleri üzerinden emeklilik yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 uncu maddesi hükümlerine tabı olarak bu Kanuna tabı daire kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının 25 8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 uncu maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir

[kinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 uncu maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fıılı hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden e aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile uçuncu fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz

 

Yukarıdaki fıkralara gore verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fada süreler ile mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet sureleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 uncu maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabı daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 uncu maddesine gore kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet sureleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikle başka bir adla tazminat ödenen sureleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan sureleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 uncu maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet surelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 uncu maddesindeki şartlar aranmaz

Emekli ikramiyesinin hesabına esas hizmet suresinin tespitinde dikkate alınmak üzere, emeklilik veya malullük aylığı bağlanması dışında herhangi bir sebeple görevlen sona erenler için, görevin sona erme sebebinin bu durumu kanıtlayan belgelerle birlikte yazılı olarak kuruma bildirilmesi ve bunların ozluk dosyasında saklanması zorunludur Bu zorunluluğa uymayanlar ikinci fıkra hükümlerinden yararlandırılmazlar

iştirakçilerden, kanunlarla belirlenen bekleme sureleri sonunda kadrosuzluk veya yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazife malullüğü hükümlerine gore vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile olum sebebiyle haklarında emeklilik işlemi uygulananlara, bu Kanuna gore aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden uç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ilk mali yılın birinci ayında katsayılar dışındaki diğer unsurlarda meydana gelecek artışa, bu tarihte yürürlükte olan katsayılar uygulanmak suretiyle bulunacak ikramiye farkları, emekli ikramiyesi ile ilgili hükümlere gore ayrıca ödenir Ancak, aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden uç ay içinde katsayılarda artış yapılmadığı takdirde müteakiben katsayılarda altı ay içinde yapılacak ilk artıştan doğan ikramiye farkları da bunlara ayrıca ödenir

Emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmadan veyahut toptan ödeme yapılmadan ölen iştirakçiler için yukarıdaki esaslara gore hesaplanacak ikramiyenin tamamı, aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan dul ve yetimlere, bu Kanunun mülga 68 inci maddesinde gösterilen hisseleriyle orantılı olarak ödenir

Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara gore emekli ikramiyesi ödenir Şu kadar ki, evvelce verilmiş olan ikramiye ile sonradan geçen hizmetler için ayrıca tahakkuk ettirilecek ikramiyenin hesabına esas alınan fıılı hizmet sureleri toplamı, 30 yıldan fazla olamaz ve evvelce 30 hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmiş olanlara hiçbir şekilde ikramiye farkı ödenmez

Bu Kanunun mülga 88 inci maddesi kapsamına girenlerin emekli ikramiyeleri hakkında da yukarıdaki hükümlere gore işlem yapılır

Sosyal Güvenlik Kurumunca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek emekli ikramiyelerini almadan ölenler ile olum tarihinde aylığa müstahak dul ve yetim bırakmadan ölen iştirakçilerin ikramiyeleri, kanuni mirasçılarına ödenir

Bu madde gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine Sayıştay ve Danıştay başkanları için kendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayını veren kurum tarafından karşılanır Özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu idareleri tarafından karşılanması gereken emekli ikramiyesi tutarları ise, emekliye sevk onayı aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafından karşılanır Bu fıkraya gore Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemelerin fatura düzenlenmesini müteakip iki ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılması zorunludur

Ölenlerin hak sahiplerine ödenecek emekli ikramiyesinin tahsili hakkında da yukarıdaki fıkra hukmu uygulanır "

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmış, Anayasa*nm 60 maddesi ise ilgili görülmüştür.

IV-İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi içtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ. Alparslan ALTAN. Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ. Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECIPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL. Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 10.10.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ümit DENİZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Sınırlama Sorunu

itiraz yoluna başvuran Mahkeme. 5434 sayılı Kanun'un. 6270 sayılı Kanun* un 1 maddesiyle değiştirilen 89. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan ''30 fiili hizmet yılından fazla sureler" ve "dikkate alınmaz " ibarelerinin her ikisinin de iptalini talep etmiştir İtiraz konusu kuralda yer alan "dikkate alınmaz " ibaresi, itiraza konu "30 fıılı hizmet yılından fazla sureler" ibaresi yönünden uygulanacağı gibi aynı fıkrada düzenlenen ancak iptal istemine konu olmayan birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emekli ikramiyesinin hesabında da geçerli olan ortak hüküm niteliğinde olan bir kuraldır. Bakılmakta olan davada ise 30 fiili hizmet yılından fazla sürelerin dikkate alınamaması hususu dava konusudur. Dolayısıyla, kuralda mülga 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında dikkate alınamayacak hususlar, bakılmakta olan davada uygulanmayacaktır. Bu nedenle "dikkate alınmaz '* ibaresine yönelik Anayasa'ya aykırılık incelemesinin "30 fııli hizmet yılından fazla sureler" ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına karar vermek gerekmiştir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararında, davacının 36 yıl hizmeti olmasına rağmen 30 yıl hizmet süresi üzerinden emekli ikramiyesi ödendiği, 6 yıllık hizmetine ilişkin ikramiyenin itiraz

konusu ibare nedeniyle reddedildiği, işçilerde kıdem tazminatının işe bağladığı tarihten itibaren her geçen tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceğinin hükme bağlandığı ve süre sınırlaması öngörülmediği, kıdem tazminatında öngörülmeyen sürenin emekli ikramiyesi yönünden öngörülmesinin Anayasa*nın hukuk devleti ve eşitlik ilkeleri ile bağdaşmadığı belirtilerek ibarenin, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu ibare Anayasa'nın 60. maddesi yönünden de incelenmiştir.

Kanun'un, 6270 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesi. emekli ikramiyesi ödemelerine ilişkin esasları düzenlemektedir. 89. maddenin birinci fıkrası uyarınca, hizmet sürelerinin tamamı Kanun'un ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilmektedir. Anılan maddenin ikinci fıkrası, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, kamuda geçen çalışmaları için diğer anlatımla Devlet memurluğu hizmetleriyle birlikte farklı statülerde hizmet süreleri bulunanlara emekli ikramiyesi ödenmesini; üçüncü fıkrası, ikinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesinin hesaplanması usulünü; itiraz konusu ibareyi içeren dördüncü fıkrası ise ilk üç fıkraya göre verilecek emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmayacak hususları düzenlemektedir. Buna göre, ilk üç fıkraya göre verilecek emekli ikramiyesinin hesaplanmasında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler dikkate alınmayacaktır. Dolayısıyla, iştirakçi ne kadar süre çalışırsa çalışsın emekli ikramiyesinin hesabında 30 yıldan fazla olan fiili hizmet sürelerinin bir önemi bulunmamaktadır.

Anayasanın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Kanunların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu maddede nitelikleri belirtilen sosyal hukuk devleti, insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştiren ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Belirtilen hukuk devleti ilkesiyle, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeninin kurulması amaçlanmaktadır.

Sosyal hukuk devletinin somut göstergelerinden biri olan sosyal güvenlik hakkının yer aldığı Anayasa'nın 60. maddesinde. "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar/' denilmektedir. Buna göre. sosyal güvenlik herkes için bir hak ve bunu gerçekleştirmek ise Devlet için bir

görevdir.

Sosyal güvenliğin amacı, bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirmek, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat

standardını güvence altına alabilmektir Bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak kişilerin, yaşlılık, hastalık, malûllük, kaza ve olum gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmaktadır

Sosyal hukuk devleti, toplum ve çalışma yaşamında adalete ve eşitliğe dayalı bir hukuk düzeni kurmak durumundadır Anayasa'nın 2 ve 60 maddeleri uyarınca, Devlet tarafından sosyal güvenliğin ve sosyal adaletin sağlanmasına elverişli ortamın yaratılması ve bu anlamda sosyal güvenlik alanında getirilecek bir haktan, aynı sosyal güvenlik kurumu içinde yer alan ve temelde birbirine yakın konumda bulunan turn iştirakçilerin "adalet ve hakkaniyet ölçülen içinde yararlanmalarını öngören düzenlemelerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir Aynı durumda bulunan kişilerin kanunun ongordugu haklardan aynı esaslara gore yararlandırılmaları Anayasanın 10 maddesinde ifade edilen eşitlik ilkesinin de bir gereğidir

Ana} asa nm 10 maddesinde,' Herkes dil ırk renk cinsiyet siyasî düşünce felsefî inanç din mezhep ve benzen sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun onunde eşittir Hiçbir kişiye aileye zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz " denilmiştir Bu maddede yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için soz konusudur Bu ilke ile eylemli degıl hukuksal eşitlik öngörülmüştür Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, haklı bir nedene dayanmayan ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kışı ve topluluklara farklı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır Kanun onunde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez Durumlarındakı özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez Başka bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, kanunlara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz Kanunlar, eşitlik ilkesine uygun bir şekilde, aynı veya benzer durumda bulunanlar için haklarda ve ödevlerde yararlarda ve yükümlülüklerde, yetkilerde ve sorumluluklarda, fırsatlarda ve hizmetlerde eşit davranılmasını sağlayacak kurallar içermelidir

Devletin desteğine bağlı olan sosyal hakların en önemlisi sosyal güvenlik hakkıdır Emekli ikramiyesi, emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı almaya hak kazanan kamu çalışanlarına çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme turu olup Anayasa'nın 60 maddesinde öngörülen sosval güvenlik hakkının kapsamı içerisindedir Kanun koyucunun, emekli ikramiyesinin miktarını ve ödenme koşullarını belirleme konusunda, anayasal ilkelere aykırı olmamak, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerim gözetmek koşuluyla düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır Ancak kanun koyucu, Anayasa nın 60 maddesi uyarınca sosyal güvenliği sağlama görevini yerme getirirken, anılan yetkiye dayanarak emekli ikramiyesi ile ilgili keyfi ya da bu haktan yararlananlar arasında eşitsizliğe neden olacak düzenlemeler yapamaz

itiraz konusu ibare ile 5434 sayılı Kanun un 89 maddesinin birinci, ikinci ve uçuncu fıkralarına gore verilecek emekli ikramiyesinin hesaplanmasında 30 fiili hizmet vılından fazla surelerin dikkate alınmayacağı öngörülmüştür itiraz konusu ibareye tabı olan iştirakçilerin hukuki durum ve statüleri aynıdır Aralarındaki yegane fark 30 yıldan fazla çalışıp çalışmama bakımındandır Durumlarındakı özdeşlik nedeniyle her ıkı grubun kanunun ongordugu haklardan aynı esaslara gore yararlanmaları gerekmektedir Buna ragmen 30 yıl ve daha az çalışanların emekli ikramiyesinin hesabında çalıştıkları sure kadar ararlanmalarına olanak tanındığı hâlde 30 yıldan fazla çalışan iştirakçilerin belirtilen sureden fazla olan fıılı hizmet sureleri için emekli ikramiyesinden yararlandırılmadığı, ikramiye hesabının 30 yıl ile sınırlandırıldığı görülmektedir Oysa nitelikleri ve durumları

özdeş olan iştirakçiler aynı konumdadırlar. Ancak itiraz konusu ibareyle, 30 yıl ve fazla çalışanlar arasında anlaşılabilir, amaçla ilgili ya da makul, adil ve haklı bir nedene dayanmayan bir ayrım öngörülmüştür. Bu durum Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal etmektedir.

Öte yandan, emeklilik için gerekli yaş sınırı yükseltilmesi nedeniyle iştirakçiler emekli olabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalmaktadırlar. 30 yıldan fazla çalışmalarına rağmen bu süreler için emekli ikramiyesi ödenmemesi belirtilen iştirakçiler yönünden hak kaybına neden olmaktadır. Dolayısıyla iştirakçilerin çalıştığı hâlde bu sürelere ilişkin emekli ikramiyesi ödenmemesi adalet ve hakkaniyete uygun olmadığından itiraz konusu ibare, sosyal güvenlik hakkına ve hukuk devleti ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu ibare Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Haşim KILIÇ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Erdal TERCAN, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ile Hasan Tahsin GÖKCAN bu görüşe katılmamıştır.

VI-   İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ

6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, kanunun belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.

Kanun'un, 6270 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler..." ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan bu ibareden sonra gelen "...ile..'' sözcüğünün de, 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.

VII-    SONUÇ

8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 17.1.2012 günlü, 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan;

A- " ...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla sür eler... dikkate alınmaz." ibarelerine ilişkin esas incelemenin, ""...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler..." ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE,

B- "...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Haşim KILIÇ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Erdal TERCAN, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ile Hasan Tahsin GÖKCAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

C- " ...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler..." ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan bu ibareden sonra gelen "...ile..." sözcüğünün de, 30.3.2011 günlü, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE. OYBİRLİĞİYLE,

25.12.2014 gününde karar verildi.

Başkan                                Başkanvekili                            Başkanvekili

Haşim KILIÇ                          Serruh KALELİ                       Alparslan ALTAN

Üye                                           Üye                                             Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR        Osman Alifeyyaz PAKSÜT         Recep KÖMÜRCÜ

Üye                                           Üye                                             Üye

Burhan ÜSTÜN                    Engin YILDIRIM                     Nuri NECİPOĞLU

Uye                                            Üye                                             Üye

Hicabi DURSUN               Celal Mümtaz AKINCI               Erdal TERCAN

       Üye                                            Üye

Muammer TOPAL                     Zühtü ARSLAN

 

   Üye                    Üye

M. Emin KUZ                     Hasan Tahsin GÖKCAN

 

 

Esas Sayısı    : 2013/111 Karar Sayısı: 2014/195

KARŞIOY GEREKÇESİ

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Sandığı Kanunu'nun, 6270 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen. 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler ... dikkate alınmaz" ibareleri iptal edilmiştir.

Anayasanın 60. maddesi gereğince "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." Anayasa, hangi ödemelerin ve imkanların sosyal güvenlik kapsamında olduğuna dair bir düzenleme içermemekte, bu hakkın kapsamının belirlenmesini kanuna bırakmaktadır. Bu anlamda, Anayasanın 60. maddesinin zorunlu olarak memurlara emekli ikramiyesi ödenmesini, hele hele bu ödemenin hesaplanmasında bire bir hizmet yılının dikkate alınmasını zorunlu kıldığı söylenemez.

Bu duruma bağlı olarak memurlara emekli olduklarında "emekli ikramiyesi" adı altında bir defaya mahsus olmak üzere ödenen para, Devletin bu kişilere hizmetleri karşılığında sosyal devlet kapsamında öngördüğü bir atıfet niteliğindedir. Bu ödeme için, memurlardan hizmet süreleri içerisinde herhangi bir kesinti yapılmamaktadır. Bu nedenle, atıfet niteliğindeki bir ödemenin hesaplanması konusunda, açıkça keyfilik ve Anayasaya aykırılık bulunmadığı müddetçe, kanun koyucunun geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu açıktır. Nitekim, bu takdir yetkisi kapsamında kanun koyucu emekli ikramiyesinin hesaplanmasında üst sınır olarak 30 yılı almış, bu sürenin üzerindeki hizmet yıllarını ikramiye hesabında dikkate almamıştır.

Bir an için emekli ikramiyesi ödenmesinin memurlar açısından Anayasada öngörülen sosyal güvenlik hakkının kaçınılmaz gereği olduğu kabul edilse bile, bu ikramiyenin alt ve üst sınırlarının belirlenmesi kanun koyucunun takdirindedir. Sosyal güvenlik hakkı sınırsız değildir. Anayasanın 65. maddesi, diğer sosyal ve ekonomik hakların olduğu gibi sosyal güvenlik hakkının da Devlete yüklediği sorumluluğun sınırlarını çizmektedir. Buna göre, "Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getir ir.'' 65. maddenin gerekçesinde, mali kaynakların yeterliğinin "Devletin kaynaklarını zorlamadan tabii bir sınır" olduğu, bu kaynakların zorlanması durumunda ekonomik istikrarın bozulacağı, bunun da en fazla bu haklardan yararlananlara zarar vereceği ifade edilmektedir. Anayasa koyucu, Anayasadaki sosyal ve ekonomik hakların kişilere bir "talep hakkı" vermekten ziyade, Devlete mali gücüyle sınırlı bir "ödev" yüklediğini belirtmiştir. Nitekim 65. maddenin gerekçesine göre, "Madde, hiç kimseye Devletten sosyal ve ekonomik hakları gerçekleştirmesini isteme hakkı vermediğini, bu hakların devlete yüklenen ödevlerden ibaret olduğunu belirlemektedir.''

Mali kaynakların yeterliliği kriteri gereğince, kural emekli ikramiyesinin üst sınırını 30 yıl olarak belirlemiştir. Esasen, hizmet yılının esas alınmasını zorunlu kılan bir anayasal kural olmadığından, kanun koyucu emekli ikramiyesini başka kriterlere göre de belirleyebilir. Nitekim, emekli ikramiyesi ödeme uygulamasının tarihine bakıldığında, bunun tedrici olarak artırıldığı görülmektedir.

Keza itiraza konu kuralla Anayasanın 60. maddesinde korunan sosyal güvenlik hakkına yönelik bir sınırlama olduğu kabul edilse bile, bu sınırlamanın Anayasanın 13. maddesindeki ölçütlere uygun olmadığı söylenemez. Bir kere, sınırlamanın kişilerin sosyal güvenlik haklarını  kullanamaz hale getirmediği ve bu anlamda hakkın özüne

dokunmadığı açıktır. İkincisi, Anayasanın 65. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde, bütçe imkanları dikkate alınarak ödenecek ikramiyenin üst sınırının 30 yıl olarak belirlenmesi demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olarak da görülemez, Üçüncüsü, emekli ikramiyesinin 30 yıl gibi uzun bir hizmet yılını esas aldığı düşünüldüğünde, bu yöndeki sınırlamanın ölçülü olduğu da kolayca anlaşılacaktır.

Öte yandan, kuralla 30 yıl hizmeti olan memurlarla, 30 yılın üzerinde hizmeti bulunan memurlara aynı emekli ikramiyesi ödendiği, bu nedenle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği de söylenemez. Öncelikle, 30 yıl hizmeti olan memurlarla bu sürenin üzerinde hizmeti olanların hukuksal konumları aynı değildir. 30 yılın üzerinde hizmeti olan memurlar, çalıştıkları süre içerisinde emekli olanlardan daha fazla maaş aldıkları gibi, emekliye ayrıldıklarında daha fazla emekli maaşı almaktadırlar. Dolayısıyla, 30 yıldan fazla çalışanların adeta "boşa çalıştıkları" ve emeklerinin karşılıksız kaldığı yönündeki bir düşüncenin doğru olmadığı açıktır.

Diğer yandan, sadece bir defaya mahsus olarak ödenen emekli ikramiyesi yönünden 30 yıl çalışanlarla bu sürenin üzerinde hizmeti olanlara aynı miktarın ödenmesi, eşitlik ilkesini zedelemez. Esasen, yukarıda belirtildiği üzere, emekli ikramiyesinin Anayasanın 60. maddesi kapsamında ödenmesi zorunlu bir hak olmadığı, sosyal devlet ilkesi gereği memurlara sağlanan bir atıfet olduğu dikkate alındığında, 30 yıl çalışan memurlar ile 30 yıldan fazla çalışan memurlar arasında eşitlik karşılaştırması yapılması da doğru değildir. Kanun koyucu, Anayasanın 65. maddesi uyarınca mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde atıfetin üst sınırını belirlemiştir. Sağlanan atıfetle 30 yıl gibi objektif bir sınır getirildiğinden kanun koyucunun keyfi davrandığı da söylenemez.

Ayrıca, statü hukukuna tabi olarak çalışan memurların, emekli olduklarında alacakları emekli ikramiyesinin nasıl hesaplandığını bilerek bu statüyü kabul ettikleri ve çalıştıkları bilinmektedir. Özellikle emekliliğin kazanılmasından itibaren 30 yılın üzerinde çalışma konusunda da bir zorunluluk olmadığı ve memurların isteğine bağlı olduğu dikkate alındığında bu sürenin üzerinde çalışanlara da en fazla 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi verilmesinde Anayasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, çoğunluğun iptal yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Başkan                                        Üye                                            Üye

Haşim KILIÇ                       Nuri NECİPOĞLU                    Hicabi DURSUN

Üye                                                 &nb

Yorum

Görüşünüzü yazın

Yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.

Paylaştığınız bilgiler yalnızca yorumun değerlendirilmesi için kullanılır.

E-Bülten

Gündemi ilk siz öğrenin

Konfederasyonumuzun ve bağlı sendikalarımızın açıklamalarını, toplu sözleşme sürecine dair gelişmeleri e-posta kutunuza gönderelim.