Dünyada 1889’dan bu yana, ülkemizde ise 1923’ten itibaren kutlanan 1 Mayıs; emeğin değerini hatırlatan, çalışanların hak arayışını görünür kılan en önemli günlerden biridir. Bugün; alın terinin, dayanışmanın ve ortak mücadelenin günüdür.
Ancak gelinen noktada, çalışanların yaşadığı ekonomik zorluklar, artan hayat pahalılığı ve çalışma hayatındaki adaletsizlikler, 1 Mayıs’ın anlamını her zamankinden daha güçlü şekilde hissettirmektedir.
Sendikal örgütlenmeler; siyasi hesapların değil, çalışanların hak ve beklentilerinin merkezinde olmalıdır. Gerçek sendikacılık; baskıdan uzak, özgür iradeye dayalı ve çalışanların geleceğini önceleyen bir anlayışla yapılmalıdır.
Bizler de bu anlayışla, emeğin hakkını savunmaya devam ediyor ve taleplerimizi bir kez daha açıkça ifade ediyoruz:
Bizler biliyoruz ki; emek mücadelesi bir güne sığdırılamaz. Ancak 1 Mayıs, bu mücadelenin en güçlü şekilde dile getirildiği gündür.
Sesimiz duyulana, taleplerimiz karşılık bulana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.