Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu - Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu haber 240 kez okundu. | Kategori : KONFEDERASYONDAN
Haberin Tarihi :   17 Ağustos 2018 - 21:00

SALLANALIM AMA YIKILMAYALIM, 17 AĞUSTOS’U UNUTMAYALIM…

Büyüt
Küçült
SALLANALIM AMA YIKILMAYALIM, 17 AĞUSTOS’U

SALLANALIM AMA YIKILMAYALIM, 17 AĞUSTOS’U UNUTMAYALIM…

Bugün 17 Ağustos depreminin 19’uncu yıldönümü.

17 Ağusos 1999 gününün çok erken saatlerinde, sabaha doğru saat 03:02’de gerçekleşen, Kocaeli-Gölcük merkezli Rihter ölçeğine göre 7,4 büyüklüğündeki  deprem büyük çapta can ve mal kaybına sebep oldu, tüm Marmara Bölgesi'nde, Ankara'dan İzmir'e kadar geniş bir alanda hissedildi.

Kimileri asrın felaketi, dedi.

Resmi raporlara göre, 17.840 hayatını kaybetti, 43.953 yaralandı. Ve  505 kişi sakat kaldı.

285.211 konut, 42.902 işyeri hasar gördü. Bu doğal afet,  Türkiye'nin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan biridir.

Depremin bu kadar çok can kaybına yol açmasının sebebi olarak kaçak yapılar, standartlara uygun olmayan binalar ve daha ucuza mal etmek için malzemeden çalan müteahhitler gösterildi. Resmi makamların Devlet birirmlerinin ve belediyelerin sorumluluğu maskelendi. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar, köprüler, yollar çöktü, hasarlandı.

Depremden sonra tüm Türkiye'de geçerli olmak üzere deprem yönetmeliği çıkarılmış, zorunlu deprem sigortası gibi birtakım düzenlemeler getirilmiş olsa da, inşa edilen yeni binaların halen depreme karşı dayanıklı olarak inşa edildiklerini söylemek zordur..

Yapım hatalarından çöken binaların müteahhitlerine yaklaşık 2100 dava açıldı. Bu davalardan bir çoğu hukuki boşluklardan yada hukuki gecikmeler nedeniyle  zaman aşımına uğradılar ve düştüler. Olan yine ne yazık ki sağlam yapılarda  oturmayan vatandaşlara oldu.

Güzel ülkemiz jeolojik yapısı, topografyası ve iklim özellikleri sebebiyle afetlerden çok fazla etkilenen ve yüksek derecede risk taşıyan bir coğrafyada bulunmaktadır. Araştırmalara göre  yurdumuzun yüzde 92'sinin deprem bölgesi içerisinde yer aldığı, yüzde 98'i ve barajlarımızın da yüzde 93'ünün deprem bölgesinde olduğu bilinmektedir.

Can ve mal kaybına sebep olan doğal afetler değil; öteleyerek, erteleyerek, yasalara aykırı davranarak hazırkıksız yakalanmak, görevi ihmal, kazanma hırsı bilinçsizlik.

Doğal afet böylece felakete dönüşüyor.

Ne yapmalıyız?

Deprem konusunda; çocuklar anne ve babalar, öğretmenler ve tüm vatandaşlar olmak üzere 7 den 70’ e her bireyi bilinçlendirilmekle beraber denetimleri sıkılaştırmak ve yaptırımları uygulamak için Devlete  büyük bir görev düşmektedir.

Kum ya da toprak gibi yumuşak ve sulu zeminler deprem dalgalarıyla rezonansa girerek sıvılaşabilir ve bu durumda bina sağlam olsa bile zemine çökmesine veya yan yatmasına sebep olabilir.

Öncelikle ;  zeminlerde zemin iyileştirici çalışmalar yaptıktan sonra üzerine sağlıklı bina yapılabilir.  Kayalık yerler ise depreme karşı daha dayanıklı olur. Genellikle tepelik, yüksek yerlerin zemini kayalık olur.

Şehrin alçak bölgelerindeki düz araziler, kurutulmuş bataklık zeminler, sahile yakın yerler ise genellikle yumuşak bir toprağa sahiptir ve bina inşa edilmeden önce zemin çalışması yapılması şarttır. 

Belediyelerde zemin etüt çalışmalarının kayıtları bulunmaktadır. Sadece Belediyelerin değil müteahhitler, vatandaşlar, teknik elemanlar, meslek kuruluşları ve konu ile ilgili STK’lara da görev düştüğü açıktır.

Her türlü yapı depreme dayanıklı olabilir. Depreme dayanıklı yapıların belirli bir türü yoktur, önemli olan Deprem Yönetmeliğine uygun şekilde tasarlanmış, her yönden gelebilecek sarsıntıları doğru bir şekilde karşılayabilecek düzeyde, malzeme kullanımı ve miktarları konusunda yönetmeliğe uygun, yani demiri ve betonu istenilen düzeyde binalar inşa etmek.

Bu binalar prefabrik ev de olabilir, ahşap ev de olabilir, betonarme de olabilir.

Aynı şekilde, tek katlı bir bungalov ya da dubleks villa da olabilir, çok katlı bir apartman hatta gökdelen de olabilir.

Sismik tasarıma sahip binalar, ülkemizde görülmemiş düzeyde yüksek şiddetli depremleri bile hasarsız bir şekilde atlatmamızı sağlar, tıpkı Japonya gibi.

Sorun ders almak ya da almamak. Deprem sonrasına hazırlık için eksiğimiz yok. Ama beklenen büyük depreme ve depremlerde can ve mal kaybına yeterli hazırlığımız yok.

Bu vesile ile 17 Ağustos depreminde hayatını kaybedenlere Cenab-ı Kah’tan rahmet ve mağfiret diliyoruz.

Bu ülke bizim, başka ülkemiz yok.

Lütfen herkes üzerine düşen görevi yerine getirsin. Sallanalım ama yıkılmayalım, 17 Ağustos’u unutmayalım…

BASK AR-GE BİRİMİ



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.

Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
...
..
"Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu - Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu | http://bask.org.tr/"   Tum Hakları Saklıdır. ©2002 - 2018
http://bagimsizyapiimarsen.org.tr/BASK http://bdvs.org.tr/BASK http://http://www.bagimsizhabersen.org.tr/index.php/ BASK http://bask.org.tr.tr/BASK http://bask.org.tr.tr/BASK http://bagimsizegitimsen.org.tr/BASK http://and-sen.org/BASK http://www.bagimsizsaglik-sen.org.tr/ BASK http://www.bagimsizburosen.org.tr/ BASK http://www.becsen.org.tr/ BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/ BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/BASK