Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu - Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
    Sosyal medyadan bizi takip edebilirsiniz   Facebook   Instagram   Twitter   YouTube
Kategori : KONFEDERASYONDAN
Haberin Tarihi :   27 Ağustos 2019 - 13:06

MEMUR VE EMEKLİ MERAKTA: "HAKEM KURULU NE YAPACAK?"

Büyüt
Küçült
MEMUR VE EMEKLİ MERAKTA: HAKEM KURULU NE

HAKEM KURULU NE YAPACAK?

Toplu sözleşme görüşmelerinin “harika bir senaryo” ile uyuşmazlıkla sonuçlandırılması üzerine gözler Hakem Kuruluna çevrildi.

Aşağıda açıklayacağımız gibi Hakem Kurulu, kararı ile değil varlığı ile hem Hükumeti hem Memur-Sen’i kurtaracak.

Dikkat edelim ki; Memur-Sen’in sözde eylemlerinde kullanılan dilde muhatap yok, kime seslenildiği belirsiz. “Hükumet  ve “iktidar” ifadeleri asla geçmiyor. Sanırsınız ki memurların sorunu uzaylı yaratıklarla.

Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir ama biz yine bu durumu  irdelemeden önce 2. Dönem (2012-2013) toplu sözleşme döneminde de uyuşmazlığın Hakem Kuruluna götürüldüğünü  hatırlayalım.

Memur-Sen 2012 yılı için % 16, 2013 için % 14 oranında artış istemişti. Taban aylığına 2012 yılı için 120 TL, 2013 yılı için 80 TL artış ile birlikte.

Yine hatırlayalım ki, 2010 referadumunda Memur-Sen “Evet” cenahında aktif rol üstlenmişti.

Toplu sözleşme öncesi şöyle diyorlardı ki:

Toplu sözleşme yasasını anayasa değişikliği paketine koyduran, referanduma destek veren tek konfederasyon Memur-Sen`dir. Hizmet kolu toplu sözleşmesinin yasadan çıkarılmasını engelleyen yine konfederasyonumuz oldu. Yasasının çıkması için bu kadar mücadele veren Memur-Sen, toplu sözleşme sürecinden de başarıyla çıkacaktır.”

2012-2013 toplu sözleşmeleri bu yaklaşım içinde başladı.

Dönemin Çalışma Bakanı Faruk Çelik ilk teklifinde 2012 için % 3 + 3, 2013 için % 2 +3 önerdi.  Yine toplu sözleşme sürecinde zaman çalındı, görüşmelerin son günlerinde Hükumet teklifini  2012 için % 3,5 + 4, 2013 için % 3 + 3 olarak revize etti.

O dönem toplu sözleşme masasının patronu Memur-Sen olmakla birlikte masada Kamu-Sen ve KESK  de vardı.  Çünkü 10 hizmet kolunun 6’sında ‘sinde Memur-Sen,   3’ünde Kamu-Sen ve 1’inde de KESK yetkiliydi. Memur-Sen’in yetkili olduğu yerel  yönetim hizmetleri hizmetkolundaki sendikası   Bem Bir-Sen Hakem Kuruluna başvurmamıştı.

HAKEM KURULUNUN 2012 KARARI NEYDİ?

2012-2013 dönemi toplu sözleşme uyuşmazlığına ilişkin kamu Görevlileri Hakem  Kurulu 29 Mayıs 2012 tarihinde kararını vermiş  ve karar 1 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştı.

Kararın giriş bölümü, hakem kurulunun izleyeceği yöntem hakkında bilgi verecektir. Kararın giriş bölümü aynen şöyle

“TOPLANTI TUTANAKLARI VE TARAFLARIN BAŞVURULARININ İNCELENMESİ:

Toplu Sözleşme Görüşmelerinin Yapılma Usul ve Esasları ile Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, Kamu Personeli Danışma Kurulu ve Kurum İdari Kurullarının Teşkili, Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü uyarınca son başvuru tarihini takip eden 25/5/2012 Cuma günü Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, Başkan ve üyelerinin tamamının katılımıyla toplanmış ve çalışmalar 25/5/2012-29/5/2012 tarihleri arasında sürdürülmüştür.

Yapılan çalışmalarda üzerinde uzlaşılan ve uzlaşılamayan konuları ihtiva eden 21/5/2012 tarihli toplantı tutanakları ile ilgili taraflarca Kurulumuza intikal ettirilen başvurular incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Ayrıca Kamu İşveren Heyeti Başkanı Temsilcisi, Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ile Heyete dahil konfederasyon ve sendikaların temsilcileri, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının uzmanları dinlenmiştir.

Kamu görevlilerinin geneline ve hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal haklarla ilgili toplantı tutanaklarında, tarafların üzerinde uzlaştığı konuların Kurul Kararında da kamu görevlilerinin genelini ve hizmet kollarını ilgilendirir şekilde tasnif edilerek yer almasının uygun olacağı kararlaştırılmıştır.

Hizmet kollarına ilişkin toplantı tutanaklarının incelenmesi sonucu, Kamu İşveren Heyeti ile ilgili sendika temsilcileri arasında uzlaşma sağlanan konulardan bazılarının birden çok hizmet kolunu ilgilendirmesi sebebiyle söz konusu konuların kamu görevlilerinin genelini ilgilendiren mali ve sosyal haklar kapsamında yer alması gerektiğine karar verilmiştir.

Kurulumuz bu çerçevede aşağıda yer alan Kararı almıştır.”

Hakem Kurulunun kararını Resmi Gazeteden okumak mümkün.

Bizi, Hakem Kurulu kararının artış kısım ilgilendiriyor:

2012 yılı için % 4 + 4,

2013 yılı için % 3 + 3.

Yani, Hükumetin son teklifindeki 3.5’e yarım puan ilave edilmiş, 4 yapılmış.

Buçuk alışkanlığı oradan geliyor. Memur-Sen’in “buçuk aşkı” 2012’de başlamış. Buçuğu kendisi alamamışsa, verilmesini sağlamış yani. Memur-Sen o zamandan beri buçuksuz yapamıyor.

2012-2013 yılları ile ilgili Hakem Kurulu kararının özeti bu.

Yani Hakem Kurulunun ne yapacağını bilmiyoruz ama NE YAPMAYACAĞINI  biliyoruz.

GERÇEKLERİ AÇIKLIYORUZ:

HÜKUMET VE MEMUR-SEN NEDEN HAKEM KURULUNU İSTİYOR?

Toplu sözleşmeler sonu tek ile biten yıllarda, bir sonraki iki yıl için yapılmaktadır. Bu yıl (2019) yapılmakta olan toplu sözleşme önümüzdeki iki yıl için (2020-2021) yapılmaktadır.

4688 sayılı Kanunun toplu sözleşme ile ilgili maddeleri 6289 sayılı Kanun ile sessiz sedasız ve Konfederasyonlar uykuda iken değiştirilmiştir.

Bu değişikliklerle Kanunun toplu sözleşme hükümleri doğrudan doğruya;

1-    4688 sayılı Yasa;  İktidarları ve masaya oturan yetkili sendika ve konfederasyonları korumaktadır.

2-     4688 sayılı Yasa;  Sendika ve konfederasyonların birbirlerini markaja almalarını sağlamaktadır.

Kanun ve ilgili yönetmelik gereği, toplu sözleşme masasına en fazla üyesi olan üç konfederasyon ile her hizmet kolunda yetkili sendikanın birer temsilcisi oturmaktadır ki bu heyete Kamu Görevlileri Heyeti  denmektedir. Başkanını da en fazla üyesi olan konfederasyon belirlemektedir.

Kamu görevlilerini  memurların genelini ilgilendiren toplu sözleşme pazarlığı, en fazla üyesi olan Konfederasyon ile Hükümet arasında yapılmaktadır.

Eğer en fazla üyesi olan konfederasyon masadan kalkarsa, ikinci konfederasyonun teklifi üzerinden pazarlık sürdürülmektedir.

İkisi de kalkarsa üçüncüsü yerine, Hükümet devreye girmekte, maaş ve sosyal haklar Hükümet tarafından belirlenmektedir. Yani üçüncü konfederasyon masaya başından beri boşuna oturmaktadır.

Burada önemli bir noktanın altını çizmeli ve gözden kaçırılmasını önlemeliyiz. O da şudur:

Birinci konfederasyon masadan kalkarsa, sıra ikincisine geçeceği için, ne olur ne olmaz diye birinci konfederasyon masadan kalkmayı ve yerini ikinci sıradaki konfederasyona bırakmayı asla düşünmemektedir.

İkinci konfederasyon ise; birincisi masadan kalkarsa, sıra bana gelir diye o masada oturup sözleşme süresinin sonuna kadar beklemektedir. Böylece ilk iki konfederasyon birbirini bloke etmektedir. Ancak toplu sözleşme görüşmelerinde üçüncü konfederasyonun işin başından sonuna kadar dinleyici olarak masada neden beklediğini ise anlamak mümkün değildir.

Aynı durum, hizmet kollarındaki sendikalar için de geçerlidir.

Çünkü 2019 yılında yapılmakta olan toplu sözleşme görüşmelerinde 11 hizmet kolunun tamamında Memur-Sen’e bağlı sendikalar yetkilidir ve hizmet kollarındaki toplu sözleşme görüşmeleri o sendikalarla Hükümet arasında yapılmaktadır.

3-    4688 sayılı Yasa; Sendika ve konfederasyonların birlikte hareket etmelerini önlemektedir.

Sendika ve konfederasyonlar, kendilerini birbirini bloke etmekle görevli saydıkları için, ortak tavır, ortak söylem ve ortak eylem içinde olmaları mümkün olamamaktadır.

HAKEM KURULUNUN YAPISI

4-    Hakem Kurulunun yapısı, kamu görevlilerinin lehine karar almaya uygun değildir.

Hakem Kurulu 11 üyeden oluşuyor.

Bunların 6 ‘sı Cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor. Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay başkan, başkanvekilleri, başkan yardımcıları veya daire başkanları arasından seçilen 1 üye Kurulun başkanlığını yürütüyor. Yani kurul kendi başkanını seçemiyor, Cumhurbaşkanı belirliyor. Cumhurbaşkanı üyelerin 4’ünü bakanlıklar  veya kamu kurum ve kuruluşlarından seçiyor. 1 üyeyi de üniversitelerin kamu yönetimi, iş hukuku, kamu maliyesi, çalışma ekonomisi, iktisat ve işletme  bilim dallarından en az doçent unvanına sahip kişiler arasından seçiyor.

2 üyesi Memur-Sen, 1 üyesi Kamu-Sen ve 1 üyesi KESK olmak üzere 4 üyesi konfederasyonlarca seçiliyor.

1 üyenin seçimi ilginç ve ibret verici.

Memur-Sen’in önerdiği  3, Kamu-Sen’in önerdiği  2 ve KESK’in önerdiği  2 öğretim üyesi arasından (en az doçent unvanını taşıyacak) toplam 7 aday arasından Cumhurbaşkanınca seçilecek 1 üye.

Şimdi bu sonuncu 1 üyeyi hükumet tarafına mı, memur tarafına mı yazmak lazım. Yoksa  6’ya 5 yerine 6.5’a 4.5 mu demek gerekir?

İşte böyle bir kurul hükumet ile memurlar arasında hakemlik yapacak.

Bu yıl Hakem Kurulu başkanı Sayıştay başkanı Seyit Ahmet Baş.

HÜKÜMET VE KONFEDERASYONLAR MASUM, HAKEM KURULU GÜNAH KEÇİSİ

5-    4688 sayılı Yasa;  üyeleri ve kamu görevlileri nezdinde iktidarların, sendikaların ve konfederasyonların başarısızlıkla suçlanmasını önlemektedir.

Şunu öncelikle belirtmek ve herkese anlatmak lazımdır:

Toplu sözleşme görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandığında, -2012 yılında olduğu gibi-  sendika ve konfederasyonlar üyelerinin ve kamu görevlilerinin karşısına çıkarak:

“- Hükümetle anlaşamadık, ne yapalım, biz de Hakem Kuruluna başvurduk. Hakem Kurulu da kararını verdi. Yapacak bir şey yok. Mecburen karara uyacağız.” diyecek

İktidar da şöyle diyecek:

-Evet, sendikalarla anlaşamadık. Ama bağımsız bir kurul olan Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun kararlarına saygılıyız.  Zaten o Kurul kararları da toplu sözleşme hükmündedir. Karara uyacağız.

Dolayısıyla kamu görevlileri de sendika ve konfederasyonlarla iktidarı değil, Hakem Kurulunu suçlayacaklar.  Böylece hem iktidar hem de masaya oturan sendika ve konfederasyonlar üyeleri nezdinde aklanmış olmaktadır.

Böylece toplu görüşmenin adının toplu sözleşme olarak değiştirilmesinin bir şeyi değiştirmediği, gerçek bir toplu pazarlık düzeni getirmediği kamu görevlilerinden ve kamuoyundan saklanmaktadır.

Netice olarak 4688 sayılı Yasanın toplu sözleşme ile ilgili hükümler; hem sendikaları ve konfederasyonları hem de iktidarı kurtarmış olmaktadır. Ortada tek suçlu olarak Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kalmaktadır.

Bu yüzden, sarı ve yandaş sendikalar son derece rahat hareket etmektedir.

Bu yüzden toplu sözleşme umurlarında değil. Sadece toplu sözleşme değil, görüşmelerin sonucunu bekleyen milyonlarca memur ve memur emeklisi de umurlarında değil.

Bu yüzden 20 günlük toplu sözleşme sürecinin altın değerindeki 15 gününü gönül rahatlığı ile heba ve hediye ettiler.

Ardından “Hükümetin yeni teklifini bekliyoruz!” diye sürenin bitmesini beklediler.

Oynana bu oyunu memurlar ve emeklileri görmeli ve herkese anlatmalı.

Maskeleri düşürmenin başka yolu yok.



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.

Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
...
..
"Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu - Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu | http://bask.org.tr/Tum Hakları Saklıdır. ©2002 - 2019
http://bagimsizyapiimarsen.org.tr/BASK http://bdvs.org.tr/BASK http://http://www.bagimsizhabersen.org.tr/index.php/ BASK http://bask.org.tr.tr/BASK http://bask.org.tr.tr/BASK http://bagimsizegitimsen.org.tr/BASK http://www.bagimsizsaglik-sen.org.tr/ BASK http://www.bagimsizburosen.org.tr/ BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/ BASK http://bask.org.tr/BASK