Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu - Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
    Sosyal medyadan bizi takip edebilirsiniz   Facebook   Instagram   Twitter   YouTube
Kategori : KONFEDERASYONDAN
Haberin Tarihi :   07 Mart 2020 - 09:50

“KADINLAR GÜNÜNDE SORUNLARI SAYMAK BİLE BİR GÜNE SIĞMIYOR.”

Büyüt
Küçült
“KADINLAR GÜNÜNDE SORUNLARI SAYMAK BİLE BİR GÜNE

BASK GENEL BAŞKANI BAYRAM ZENGİN:

“KADINLAR GÜNÜNDE SORUNLARI SAYMAK BİLE BİR GÜNE SIĞMIYOR.”

BASK Genel Başkanı  Bayram  ZENGİN, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle  yaptığı basın açıklamasında; Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yapılan açıklama ve bir güne sığdırılan etkinliklerle,  çözüm  aramak ve bulmak bir yana,  kadınların sorunlarını bile sıralamanın mümkün olmadığını, dahası bu başlık altında yapılacak çalışmaların diğer toplumsal sorunlardan ayrılamayacak kadar karmaşık yapı arz ettiğini belirterek yürütülmekte olan  Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planının uygulamada ve çözüm üretmede yetersiz kaldığını belirtti.

BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN, açıklamasında şöyle dedi:

Devasa sorunlar içerisinde kaybolan kadınların her yıl 8 Martta gönüllerini almak, hamasi nutuklarla günü geçiştirmek yerine, sosyal ve iş hayatları üzerinden kadınları anlamaya çalışmak, var olan sorunlara çözüm üretmek gerekir.

Ekonomik krizlerin faturası bile önce kadınlara çıkarılmaktadır. İşten ilk çıkarılacaklar arasında veya  ucuz iş gücü aranan yerlerde kadınlara öncelik verilmesi utanılacak bir durumdur.

KIZ ÇOCUKLARININ OKULLAŞMA ORANI VE EĞİTİM SÜRESİ ERKEK ÇOCUKLARIN ALTINDA

Orta ve alt gelir seviyesindeki ailelerin kız çocuklarındaki okullaşma oranları, eğitim süresindeki ortalamalar erkek çocukların altındadır. TÜİK verilerine göre 25 yaşın üzerindeki  bireylerde en az  bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı erkeklerde % 95.9 iken kadınlarda % 84.5’tir.

Geçim sıkıntısı yaşayan ailelerde eğitime devam etmesine karar verilen çocuk genellikle erkektir. Bu kararda gelenekler ve muhafazakarlık kadar eğitime ulaşmanın fiziksel güçlüğü, taşımalı/yatılı eğitimin güçlüğü de etkili olabilmektedir. 

ÜLKEMİZDEKİ MÜLTECİLER ARASINDA DA KADIN SORUNU YÜKSELİYOR

Ülkemizde sayıları 5 milyona ulaşan mülteciler arasında kadın ve çocuk nüfusun yaşadığı sorunlar hakkında ayrıntılı bir veriye sahip değiliz ancak yaşanan dramlar her gün gözümüzün önünde cereyan etmektedir.

Kayıt dışı çalışan- çalıştırılan kadınlar yanında ikinci eş olmaya, fuhuş yapmaya zorlanan, çocuk yaşta evlendirilenler sıradan olaylar haline gelmemelidir. Sağlıksız koşullarda bedenini ve çocuklarını korumaya çalışan kadın mülteciler sorunu yalnızca ülkemizin değil tüm insanlığın, dünyanın sorunudur. Koruyamadığımız, eğitemediğimiz her çocuk mülteci de gelecekte birlikte yaşayacağımız nice sorunun işaretidir.

KADINLARIN KARİYER SAHİBİ OLMALARI ÖNÜNDE YIĞINLA ENGEL VAR

Erkeklerle aynı eğitim almış, meslekli kadınlar istihdam noktasında erkekler ile adil koşullarda yarışmamaktadır.

Özel sektörde “kadınca bir iş sayılmayan” pozisyonlar için personel tercihinde cinsiyet önemli bir ayrımdır. İş sahibi olabilen kadının görevde yükselmesi, yönetici olması önünde hukuki değilse de hala psikolojik engeller vardır. Kamuda yönetici sınıftaki kadınlarımızın sayısına bakmak bile cinsiyet ayrımcılığı sorunumuz hakkında fikir verecektir.

Çalışan kadınlarımızın yarıya yakını tarım ve hayvancılık gibi özel bir eğitim gerektirmeyen işlerde beden gücüyle yer bulmaktadır. Aynı işi yapan kadın ve erkeklerde “eşit işe eşit ücret” ilkesine uyulmamaktadır. “Çalışmıyor” diye nitelenen ev kadınlarının ev ve çocuklarla ilgili sorumluluklarda Avrupa’daki hemcinslerine göre ağır işçi sayılabileceklerini göstermektedir.

KADINLAR ŞİDDET VE İSTİSMAR MAĞDURU

Eğitimde, istihdamda, kariyer sistemimizde ve hatta siyasette erkeğin gerisinde bırakılmış olan kadınımız aynı zamanda şiddetin ve istismarın daimi mağdurudur. Bir türlü önlenemeyen kadına yönelik şiddet raporlarına 2019 yılında 474 kadın öldürüldü, yüzlerce kadın tecavüz ve cinsel istismara uğradı.  Şahit yazılmayalım” diye susulanlar, “rezil olmayalım” diye şikayetçi olunmayan suçların boyutunu ise asla bilinmeyecektir.

KADINLAR, SADECE YASALAR ÖNÜNDE DEĞİL REEL YAŞAMDA DA EŞİTLİK İSTİYOR

1977 Yılından bu yana Birleşmiş Milletler tarafından, 1984 Yılından bu yana da ülkemizde çeşitli örgütlerce Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmakta olan 8 Mart; yalnızca çalışan kadınlar için değil tüm kadınlar, en çok da erkekler için bir farkındalık günü olmalıdır.

Kadınlar aynı dünyayı paylaştıkları erkeklerle yasalar önünde olduğu kadar reel yaşamda da eş ve eşit olmak istemektedir.

Vaat edilen cennete kavuşmak için illa ölünmesi gerekmemeli, bu hayatı cennete çevirmek için bir şeyler yapılmalıdır.

KADINLAR KARAR MEKANİZMALARINDA YOK

Kadınların karar alma mekanizmalarına katılımı hala düşük ve Türkiye’ye yakışmayacak düzeydedir. Pozitif ayrımcılıkla siyasette günü kurtarmak da mümkün olmamaktadır.

Bağımsız Aile Bakanlığı yerine, devasa sorunlara sahip Çalışma Bakanlığı ile birlikte anılma, kadının salt ve hep “çalışmaya mahkum” birey olarak düşünüldüğünü göstermektedir.

Milletvekili kotası kadın vekillerin sayısını artırsa da Hükumette tek bir bayan bakana karşılık örneğin valiler, kaymakamlar, belediye başkanları arasındaki kadın oranı yüzdeye girmeyecek kadar düşüktür.

15 Bakandan sadece 2’si, halen 589 milletvekilinin 102’si kadındır.

İşin ilginç yanı, çalışma hayatındaki yüzde 40’lık desteğe rağmen birçok emek örgütünün, sendika ve konfederasyonların karar mekanizmalarında kadınlara aynı oranda yer verilmemesidir.

Aynı şeyleri kamu ve özel sektör için de söylemek mümkündür.

KADINLARA SESLENİYORUZ: BEKLEMEYİN MÜCADELE EDİN!

Sorunun çözümü kamu politikalarına bağlı olduğu kadar, kadının aile hayatı ile sosyal, ekonomik ve siyasi alandaki rolüne ilişkin toplumsal zihniyetin kadın-erkek eşitliği yönünde geliştirilmesine de bağlıdır.

Her gün basına yansıyan bir kadın cinayetinin, bir tecavüzün, bir cinsel istismarın gerçekleşmiş olması, zihniyet değişiminin ne kadar gerekli olduğunu göstermektedir.

Sorunun yasal tedbirlerle çözüme kavuşturulması mümkün değildir. Bu nedenle kamu otoritesinin, siyasi partilerin ve STK’ların  yanı sıra bizzat kadınların  mücadelenin içinde aktif olarak yer alması gerekir.

Ve unutmamalıdır ki, kadınlar sadece toplumun yarısı değil, hayatın yarısı ve toplumun ana kurucu ögesidir.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bu düşüncelerle kutlarken; kadınları yaşanabilir bir dünya için daha fazla gayret göstermeye ve mücadele etmeye çağırıyorum.

BASK BASIN BÜROSU



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.

Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
...
..
"Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu - Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu | http://bask.org.tr/Tum Hakları Saklıdır. ©2002 - 2020
http://bagimsizyapiimarsen.org.tr/BASK http://bdvs.org.tr/BASK http://http://www.bagimsizhabersen.org.tr/index.php/ BASK http://bask.org.tr.tr/BASK http://bask.org.tr.tr/BASK http://bagimsizegitimsen.org.tr/BASK http://www.bagimsizsaglik-sen.org.tr/ BASK http://www.bagimsizburosen.org.tr/ BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/ BASK http://bask.org.tr/BASK