Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu - Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
    Sosyal medyadan bizi takip edebilirsiniz   Facebook   Instagram   Twitter   YouTube
Kategori : KONFEDERASYONDAN
Haberin Tarihi :   02 Ağustos 2019 - 12:33

8 GÜNDE AYA GİDİP GELİNDİ, 15 GÜNDE TOPLU SÖZLEŞME TAMAMLANAMAZ MIYDI?

Büyüt
Küçült
8 GÜNDE AYA GİDİP GELİNDİ, 15 GÜNDE TOPLU SÖZLEŞME TAMAMLANAMAZ

 

“MEMUR TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİNE 15 GÜN ARA VERİLMESİ İYİ NİYETLİ DEĞİLDİR

BASK Genel Başkanı Bayram Zengin bir basın açıklaması yaparak; 1 Ağustos 2019 Perşembe günü başlayan 5. Dönem (2020-2021) toplu sözleşme görüşmelerine 15 gün ara verilmesinin hayra alamet olmadığını ve tehlike sinyalleri verdiğini, kapalı kapılar ardında kirli ve gizli görüşmelerden kaygı duyduklarını açıkladı.

BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN, basın açıklamasında şöyle dedi:

“Toplu sözleşmelere 15 gün ara verilmesini de, yetkili sendikaların bunu kabul etmesini de anlayabilmiş, anlamlandırabilmiş değiliz.

Yasa gereği zaten sendikaların talepleri görüşmelerin başlamasından 1 hafta önce 23 Temmuz 2019 günü Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına teslim edilmişti.

1 Ağustos 2019 günü toplu sözleşme masasına  hazırlıklı gelmesi gereken kamu işvereni, 15 günlük bir ara ile 22 gün olan sürecin üçte ikisini çalmış, 15 günlük süre ile toplu pazarlık görüşmelerini hazırlık bahanesi ile bloke etmiş, yetkili sendikalar da bilerek ve isteyerek blokeyi kabullenmiş, arkasında duramayacakları talepleri için memurların gözünü boyayıcı makyaj çalışmalarına başlamışlardır.

APOLLO 11”, 8 GÜNDE AYA GİDİP GELDİ.

26 Ağustos 1922 günü başlayan Büyük Taarruz, bugünkü teknolojiden yoksun imkanlarla ve savaşarak 9 Eylül’de Yunan askerlerinin İzmir’de denize dökülmesiyle 15 günde sonuçlanmıştır.

 Apollo 11  bile 1969 yılındaki aya yolculuğunu 8 günde tamamlamıştır.

2019  yılı bütçe görüşmeleri TBMM genel kurulunda 11 günde tamamlanmıştır.

Bu kadar uzun süre içinde hükümetin cevap vermekte zorlanacağı tekliften bahsetmek mümkün olmayacağına göre kapalı kapılar ardında farklı pazarlıklar yapıldığından kuşkulandığımızı ifade etmek istiyoruz.

Sendikaların, toplantıda biraz da mahcup bir şekilde yüzdelik artışları öne çıkarmaları, Hükumetin eline koz vermiştir.

SENDİKALARIN TALEPLERİ CAMİ AVLUSUNA TERKEDİLMİŞ ÇOCUKLAR GİBİ SAHİPSİZ

Kaldı ki, eylem kaçaklığından sabıkası olan sendikaların 16 Ağustos günü hükümetin teklifini olumlu bulmamaları halinde ne yapacakları merak konusudur. Sendikaların bir eylem planı ve  takvimi yoktur.

Kamuoyuna açıklanan yüzlerce maddelik talepler, cami avlusuna terkedilmiş kimsesiz çocuklar gibi toplu pazarlık masasında tozu alınmadan bekletilecektir.

Memur-Sen’in taleplerini utangaç ve yarım ağız dile getirdiğini, aslında hükümetin her teklifine “Yetmez, ama evet” diyeceğini biliyoruz.

Buna rağmen aşağıdaki hususları bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

EN DÜŞÜK MEMUR AYLIĞI NE OLMALI?

Memurların Devletin asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa etmekte oldukları, ikinci  veya kazanç getirici iş yapmalarının yasak olduğu, Devleti temsil ettikleri ve ekonomik varlıklarını  geliştirme görevini devletin üstlendiği hatırda tutularak; sendikalar, pazarlığa en düşük memur aylığı hesabından başlamak zorundadır.

Düğüm ve kırılma noktası en düşük memur aylığıdır. En düşük memur aylığının belirlenmesinde hem Hükümet hem pazarlığı yürüten sendikalar hem de memurlar ve emeklileri açısından tarafların üzerinde uzlaşmaya varabileceği  veriler bulunmaktadır:

Bunlardan birincisi; memur yoksulluğudur.  MEB, ilköğretim ve orta öğretim bursluluk sınavına başvurabilmek için 4 kişilik bir ailenin  aylık gelirinin 4.493 TL’den az olmasını şart koşmaktadır. Devlet aylık hane geliri 4.493 TL’den düşük olanları YOKSUL  ilan etmektedir. Devletimiz memurunu YOKSUL koymayacağına göre, bursluluk sınavına başvuru sınırı en düşük memur aylığı sınırı olarak masaya konmalıdır.

İkincisi; masayla oturan konfederasyonlardan Memur-Sen 4 kişilik bir ailenin Haziran ayı yoksulluk sınırını 6.565 TL, Kamu-Sen ise 6.675 TL olarak açıklamıştır. Her iki konfederasyon üyelerinin yoksulluk sınırı altında aylık almasına rıza göstermeleri düşünülemez. Kendi açıkladığı yoksulluk sınırı altında bir rakama imza atmak memuru peşkeş çekmektir, sarı sendikacılıktır.

Üçüncüsü; 26 Temmuz 2019 tarihinde TÜİK tarafından açıklanan 2018 yılı  Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırmasında aylık ortalama hane halkı harcama miktarı 4.446 TL hesaplanmıştır. Güncellenecek TÜİK rakamı memurlar için Hükümetin de itiraz edemeyeceği yoksulluk sınırıdır.

Yapılacak iş, bu rakamları arasında orta noktayı bulmak ve pazarlığın omurgasını oluşturmaktır.

MEMURLAR, TOPLU SÖZLEŞME İKRAMİYESİ DEĞİL  İKRAMİYE BEKLİYOR

Konfederasyonların kamu oyuna açıkladıkları taleplerinde ne idüğü belirsiz ve aslında sendikaların kasasına yönelik “toplu sözleşme ikramiyesi”ni öne çıkarmaları, hatta yetkili sendika üyeleri için iki katı olmasını istemeleri tam bir aymazlıktır. Çoğulculuğu ortadan kaldırma, Nazi Almanya’sı veya Stalin Rusya’sındaki yaklaşımla sendikaları tekleştirme yaklaşımıdır.

Toplu sözleşme kapsamındaki en temel başlıklardan biri olan ikramiye konusu, 17 yıllık toplu pazarlık döneminde toplu sözleşme metinlerine girememiştir.

Toplu sözleşmelere 15 gün ara verilmesinin ardından 2 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de taşeron işçiliğinden kadroya geçirilenler dahil tüm kamu işçilerine Kurban Bayramı öncesi yarım aylık ücretleri tutarında ikramiyelerinin ödenmesi ilişkin 1384 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararının yayımlanması oldukça manidardır.

Kanun ve toplu sözleşme kapsamında olmasına rağmen ikramiye konusunun pazarlıklarda yer almaması sadece bir beceriksizlik ve basiretsizlik değil memurlara da ihanet olacaktır.

Ne pahasına olursa olsun bu toplu sözleşmede, memurların ikramiye hakkı, pazarlığın “olmazsa olmaz”ı olmalı, memurlara ikramiye konusu çözüme kavuşturulmalıdır.

KAPSAM DIŞINA ÇIKACAK SENDİKALAR, MEMURU PEŞKEŞ ÇEKECEK DEMEKTİR

4688 sayılı Kanunun 28 inci maddesi belirtilen toplu sözleşmenin kapsamı dışına çıkılmaması gerektiği uyarılarımıza rağmen yine toplu sözleşme dönemi dışında görüşülmesi gereken yüzlerce maddenin toplu sözleşme masasına taşınması anlaşılabilir değildir.

Geçmiş toplu pazarlık deneyimlerimizle tüm memurları ve emeklilerini bir kez daha uyarıyoruz:

Kim ki toplu sözleşme kapsamı dışına çıkarak, diğer konuları gündeme taşırsa, memur ve emeklilerini yine peşkeş çekecek, demektir.”

BASK BASIN BÜROSU

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.

Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
...
..
"Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu - Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu | http://bask.org.tr/Tum Hakları Saklıdır. ©2002 - 2019
http://bagimsizyapiimarsen.org.tr/BASK http://bdvs.org.tr/BASK http://http://www.bagimsizhabersen.org.tr/index.php/ BASK http://bask.org.tr.tr/BASK http://bask.org.tr.tr/BASK http://bagimsizegitimsen.org.tr/BASK http://www.bagimsizsaglik-sen.org.tr/ BASK http://www.bagimsizburosen.org.tr/ BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/BASK http://bask.org.tr/ BASK http://bask.org.tr/BASK